dolaştırmak

dolaştırmak
водить

İnşaat Mühendisliği ve Mimarlık Türkçe-Rusça Sözlük ve Rus-Türkçe Sözlük. . 2005.

Игры ⚽ Нужно сделать НИР?

Смотреть что такое "dolaştırmak" в других словарях:

  • dolaştırmak — e, i Dolaşma işini yaptırmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • döndürüp dolaştırmak — (sözü) dolaylı yoldan anlatmak Lafı döndürdüm dolaştırdım, mutfağın sırrına getirdim. Ö. Seyfettin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • lafı döndürüp dolaştırmak — sözü uzatmak Her söyleşisinde lafı döndürüp dolaştırmasından bıkmışlardı. M. Mungan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tolğandurmak — dolaştırmak, çevirmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gezdirmek — i 1) Birinin gezmesini sağlamak, dolaştırmak Kendisini seven, gezdiren büyük kızlar, ona abla kokusunu vermişlerdi. O. C. Kaygılı 2) Tanıtmak amacıyla dolaştırmak Konuklara Ankara yı gezdirdi. 3) e, nsz Bir şeyi başka bir şeyin üzerinde… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dolandırmak — i 1) Dolanma işini yaptırmak 2) Dolaştırmak 3) mec. Birisini aldatarak parasını veya malını elinden almak Falan satıcı paranızı dolandırır, göndermeyelim. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dolaştırma — is. Dolaştırmak işi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • döndürmek — i, e 1) Dönmesini sağlamak Oğlu başını arkaya döndürdü. H. R. Gürpınar 2) i Başarısız saymak, geri çevirmek Sınavda döndürmüşler. 3) mec. Çevirmek, ... bir duruma getirmek Beni serseme döndürdü. 4) mec. Düzene koymak, yönetmek Tek başına bütün… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kalorifer — is., Fr. calorifère 1) Merkez ve depo durumunda olan bir kazandan çıkan sıcak hava, su veya buharı, borularla dolaştırmak yoluyla bir yapının her yanını ısıtan araç veya tesisat 2) hlk. Radyatör Birleşik Sözler kalorifer borusu kalorifer dairesi… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • laf — is., Far. lāf 1) Söz, lakırtı Ben lafımı bitirmeden o atıldı. 2) Sonuçsuz, yararı olmayan söz Onun söyledikleri laftan ibaret. 3) Konuşma 4) Konu, mevzu, bahis Lafı değiştirdi. 5) ünl. Öyle şey olamaz, bu sözün hiçbir değeri yok anlamlarında… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • reklam — is., Fr. réclame 1) Bir şeyi halka tanıtmak, beğendirmek ve böylelikle sürümünü sağlamak için denenen her türlü yol Şehirde canlı reklam dolaştırmak hiçbirimizin aklına gelmemişti. R. N. Güntekin 2) Bu amaç için kullanılan yazı, resim, film vb… …   Çağatay Osmanlı Sözlük


Поделиться ссылкой на выделенное

Прямая ссылка:
Нажмите правой клавишей мыши и выберите «Копировать ссылку»